Gezer Tozar

GeZeR ToZaR FoRuM
 
AnasayfaKapıSSSAramaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Aslan

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
rose_flowers



avatar

Mesaj Sayısı : 768
Yaş : 38
Nerden : Bilgisayar olan herhangi bir köşeden
RuH HaLi :
SaNaL HaYVaN :
MaDaLYaLaRıNıZ :
Thanks : 73
Rep Gücü : 1119
Kayıt tarihi : 07/02/09

MesajKonu: Aslan   Perş. Şub. 12, 2009 4:25 pm



Afrika aslanı, savanların en büyük yırtıcısı, dünyanın en büyük ikinci kedisi gibi unvanları elinde bulunduran 4 büyük kediden bir tanesidir. Erkek aslanın boyu 90 cm’i kuyruk olmak üzere 2,70 metreyi, ağırlığı ise 260 kiloyu bulabilir. Dişiler ise bunun neredeyse yarısı kadardır. Postu kahverengimsi sarıdır. Erkeğin yelesi kahverengimsi sarıdan siyaha kadar değişir. Geniş alınlı, güçlü çeneli, uzayıp çekilebilen tırnaklı, sarımtırak kısa ve yatık tüylüdür. Kuyruğunun ucu püsküllüdür. Erkek aslanın başının etrafı uzun ve güzel bir yele ile süslüdür. Omuzlarının üzerine kadar dağılan bu perçem, kızdığı zaman kabarır. Çok güçlü ve cesur olduğundan dolayı hayvanların kralı olarak adlandırılır. Yeryüzünde kaplanlardan sonra en büyük kedidir. Vahşi hayatta bilinen en güçlü ikinci saldırgan kedidir. Korkunç kükremeleri 5 km ileriden duyulabilir.

Afrika aslanı çoğunlukla etobur olmakla birlikte bazen yere düşmüş meyveleri de yer. Protein, yağ, karbonhidrat ve maden tuzlarına ek olarak vitaminini çoğunlukla bu meyvelerden ve avlarının iç organlarından alırlar. Aslan, tipik bir şekilde önce avın iç organlarını ve arka kısmını yer. Sonra yavaşça başa doğru gelir.Hayvanat bahçelerinde verilen etlere vitamin de eklenirse hayvan en iyi şekilde gelişir ve başarıyla ürer. Avı çoğu zaman dişi öldürür; fakat her zaman öncelik erkek aslanındır. Sonra sıra dişiye gelir. Yavrular ise sona kalır. Aslan, genellikle antilop ve zebraları avlar. Fakat bazen kamış sıçanı gibi küçük avları yakalar. Çiftlik hayvanlarına da saldırdığı olur. Hatta insanları bile av olarak seçebilir. Fakat asıl avları bir araştırmayla şöyle belirlenmiştir: Afrika antilobu (Gnu), Afrika ceylanı, zebra, su antilobu, kudu, zürafa. Daha sonraki bir araştırma ise bu avları şöyle listelemektedir: Su antilobu, öküz başlı Afrika antilobu, kudu, zürafa, siyah antilop, çessebe, zebra, bufalo, saz ceylanı. Fakat Afrika aslanları bazen Afrika filleri ve su aygırlarına saldırabilir. Fillerin devasa kulakları insanların duyamayacağı sesleri duyacak kadar hassastır. Fakat gecenin sessizliğinde bu kulaklar hiçbir işlerine yaramayan bir yükten başka bir şey değildir. Ayrıca fillerin görüş yetenekleri fazla iyi olmadığından gece çok savunmasızdırlar. Fakat aslanlar kedilerde olduğu gibi geceleri insanlardan 6 kat daha iyi görürler. Bu yüzden de filleri iyi bir grup çalışmasıyla kolayca alt edebilirler. Su aygırlarına da suyun dışında; yani en savunmasız anlarında saldırarak onları öldürebilirler. Yaşlı ya da yaralı aslanlar, çevik avları yakalayamazlar. Bu durumda çiftlik hayvanlarına saldırabilir. Hatta insanları bile av olarak seçebilir. Özellikle kadın ve çocuklara saldırmak bir alışkanlığa dönüşebilir. Bir keresinde bir grup aslan, Tsavo’daki işçilere saldırarak Uganda demir yollarının döşenmesini durdurmuşlardır. Ayrıca ilginç bir şekilde köpekleri de öldürebilir, fakat onları yemezler.

Savunmada ve av sırasında birleşen aslanlar, avlarını kovalar ya da pusuya düşürürler. Genellikle gece avlanırlar. Av esnasında genellikle kükremezler. Fakat avı kovalarken birbirleriyle bağlantıyı sürdürmek için homurdandıkları olur. Ortalama bir Afrika aslanının hızı saatte 55 km’yi bulabilir. Ancak bu hızını yalnızca kısa bir süre devam ettirebilir. Hız almadan 3,60 m yüksekliğe zıplayıp, 12 metre uzaklığa atlayabilir. İşte bu yüzden Aslan Afrika'nın beş büyükleri listesinde 3. sıradadır.

Afrika aslanı 2 yaşında çiftleşmeye başlar. Fakat tam olgunluğu 5 yaşında erişir. Erkekler poligamdır, yani birden fazla eşleri vardır. Çiftleşme sırasında ve öncesinde erkek sürekli kükrer. İşe karışan erkeklerle kavga edebilir. Gebelik süresi 105-112 gün arasında değişir. Dişi bir doğuruşunda 2-5 arası yavru dünyaya getirir. Yeni doğan yavrular kördür. Ayrıca kürkleri de beneklidir. Gözleri doğumdan 6 gün sonra açılır. Dişi, 3 aylıkken yavruları sütten keser ve onları avlanma dersleri vermeye başlar. Bir yaşındaki yavrular bunu kendileri başarırlar. Yavrular arasındaki ölüm oranı fazladır. Bunun nedeni yavruların en son beslenmesidir. Bu yüzden yavrularda vitamin eksikliği görülür. Fakat bu doğal bir nüfus kontrol yöntemidir. Böyle durumlarda da dişiler yavruları ölümden kurtarmak için onlar için avlanır ve önce yavruları beslerler.

Afrika aslanı, fundalarda, gövde yaparak onları sıcaktan koruyan ağaçların olduğu yerlerde, sazlıklarda yaşarlar. Açık toprakları severler. Kedigiller familyasının tek sosyal türüdürler. Sayısı 20 kadar olan sürüler halinde yaşarlar. Çok büyük sürüler 30 üyeyi barındırabilir. Grubu bir erkek aslan ya da birden fazla erkeğin oluşturduğu bir koalisyon yönetir. Genelde geceleri aktiftirler. Gündüzleri ise tembel bir kediden farkları yoktur. Gölgelik yerlere uzanır ve serinlemeye çalışırlar. Afrika aslanları günde 20 saat uyur.

Afrika aslanının gücüne rağmen birçok düşmanı vardır. Av esnasında zebralar sert bir çifte atarak aslanın dişlerini, kemiklerini kırabilirler. Bu durumda aslan sakat kalabilir, küçük kemirgenlerle beslenmek zorunda kalır. Ayrıca gnu, beyaz antilop, bufalo gibi güçlü boynuzları olan avlarından ağır bir boynuz yarası alabilirler. Bu yara onları doğrudan öldürebilir ya da enfeksiyon kapmasına neden olur. Yani her iki durumda da aslanın hayatı tehlikeye girer. Ya da avlarını almak isteyen benekli sırtlanlar onlar için tehlike arz edebilir. 5-6 dişi aslanın avladığı ava üşüşen 10-15 sırtlan onların yemeğini kapmakla kalmaz, onlara ağır yaralar da verebilirler. Ayrıca bazen bunu doğa yapar. Ağaca tırmanan bir aslan inerken sivri dallara takılarak can verebilir.

Yaklaşık 10 bin yıl önce aslanlar Kuzey Amerika, Güney Amerika, Avrupa, Asya ve Afrika olmak üzere 5 kıtada yaygın haldeydiler. Bugün ise Amerika kıtasının tamamında, Asya kıtasının Hindistan hariç her yerinde, Avrupa’nın tamamında ve Afrika kıtasının bir bölümünde nesilleri tamamen tükenmiş halde. Bugün Afrika aslanı alt türü, aslan türünün en kalabalık ırkını teşkil ediyor. Vahşi doğada Afrika aslanı, sadece Afrika kıtasının bazı bölümlerinde bulunur. Sahra Çölü’nün güney bölgelerinde, Orta Afrika’nın yaklaşık yarısında, Doğu Afrika’da ve Güney Afrika’nın küçük bir bölümünde yaşamaktadır.

_________________
Forumda küfür,argo,kişiliğe hakaret,rencide edici sözler YASAKTIR. Türkçemizi mümkün olduğunca güzel kullanınız...

Bir ADMiN ata sözü Şöyle Der
" Biliyorsan Paylaş Mod Yapsınlar, Bilmiyorsan Sus Banlamasınlar''
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.gezertozar.forumh.net
ikadim



avatar

Mesaj Sayısı : 221
Yaş : 45
Nerden : ist
RuH HaLi :
SaNaL HaYVaN :
Thanks : 5
Rep Gücü : 67
Kayıt tarihi : 07/02/09

MesajKonu: aslan'ın yaşam şekli   Ptsi Şub. 16, 2009 10:27 am

Aslan açlığa ve susuzluğa diğer hayvanlardan daha fazla dayanır.Kendi avından başkasını yemez.
Karnı doyunca avının artan kısmını terkeder ve bir daha yanaşmaz.Köpeğin içtiği sudan içmez.Horoz sesinden,bir leğene tokmakla vurulduğu zaman çıkan sesten,kediden korkar.
Ateş görünce hayrette kalır.Başka yırtıcı hayvanlarla arkadaşlık etmez.Kendisini onların seviyesinde görmüyor olsa gerek.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://ibrahim.kadim@hotmail.com
 
Aslan
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Gezer Tozar  :: Forum :: Genel :: Hayvanlar Alemi-
Buraya geçin: